Ana Sayfa
Biz Kimiz?
Gerekli Bilgiler
Mevzuat Linkleri
Linkler
İrtibat

 

Tarih ve Kültürel Çevre

L.Zoroğlu'na göre, Kelenderis, yüzyıllar boyunca ve kesintisiz biçimde iskan edilen kentlerden biri olması nedeniyle. Antik Çağlar'dan günümüze kadar ulaşan kalıntıları çok azdır.
Bunlardan başlıcaları, çeşitli tipte mezarlar, bir hamam, bir theatron, sur ve kale kalıntıları, yeryer yıkılmış bir su kanalı ve birkaç sarnıçtan başka, üzerinde durulabilecek veya niteliği belli olan ayakta kalmış başka bir kalıntı bulunmaktadır.


Liman Kalesi


Kentin güneyindeki yarımadayı çevreleyen surlar ve kaleye ait kalıntılar, günümüzde görülebilmektedir. Tarihi kaynaklarda güçlü ' bir kale olarak sözedilen liman kalesi, Antik Çağlar'da ve özellikle Orta Çağ ve sonrasında kente yönelik yoğun saldırılara, güçlü savunma sistemiyle direnmiştir. Piri Reis'in haritasında burçlarında bayrak dalgalanan kale belirgin olarak çizilmiştir.


Barlett'in 1836 tarihli bir gravüründe ve 19. yüzyılda çizilmiş bir iğer gravürde, limanın üzerinde yüksek kulelerin bulunduğu, çevresinin surla çevrili olduğu görülüyor.
Ancak, bu yüzyıldan itibaren gemilerin uğrak yeri olmaktan çıkan limanın işlevini yitirmesi ile terkedilen kale, kent yapılaşmasında taşocağı gibi kullanılmış ve günümüze ulaşan bazı duvar kalıntıları dışında yok olmuştur.

Liman Hamamı


Liman girişinde bulunan hamam, kentin kısmen ayakta kalabilen antik yapılarından biridir. Üç ana mekanı günümüze kadar ulaşmış bulunan ve büyük bir kompleks olduğu anlaşılan hamamın bütününe ait görsel bilgi kaynağı, MS 5. yüzyılda yapılmış olan bir liman mozaiğidir.


Tiyatro


Günümüzde toprakla kaplı olan tiyatronun varlığı, yapının moloz taşlarla örülen sırt duvarının oluşturduğu yarım daire biçimindeki kavisten anlaşılmaktadır. Yüzey araştırmaları ve sondaj çalışmaları dışında henüz gün yüzüne çıkarılamamış olan yapı için L.Zoroğlu, oldukça küçük olan tiyatronun en yakın merkez olan Anemurium'da olduğu gibi, bir meclis binası (bouleuterion) olabileceği görüşündedir.


Anıt MezarDört Ayak


Kent merkezinde, büyük kesme kireç taşlarıyla yapılmış ve halk arasında "Dört Ayak" olarak bilinen anıt mezar, ilçenin en ilgi çeken antik yapısıdır. Kare planlı, dört ayak üzerine baldahinli olarak oturtulmuş piramidal çatılı anıt mezar, MS geç 2. veya 3. yüzyıl başlarına tarihlenmektedir. Piramidal mimari yapısıyla, mausoleum mezar geleneğinin devam ettiğini göstermekte olup, oldukça iyi korunmuş durumdadır. Kentin yakın çevresinde görülebilen diğer yapılar, AydıncıkGülnar yolu üzerinde 15. km'de orman içindeki kaynaktan kente su getiren kemerler ve kanallar günümüze kadar ulaşan alt yapılardır. Kent yakınındaki Duruhan ve Bodur kaleleri harap durumdadır.


Buluntular


Bilimsel kazı ve araştırmaların başlatılmasından önceki 1960'lı ve 1970'li yıllarda, özellikle antik kent mezarlığında yapılan kaçak kazılarla veya raslantı olarak elde edilmiş çok sayıda eser bulunmaktadır. Yurtdışına götürülen, sayısı ve nerede olduğu belirlenemeyenlerin dışındakiler. Adana, Mersin, Silifke, Anamur Müzeleri'nde bulunmaktadır. Bunların büyük bir bölümü pişirilmiş kil vazolar ile küçük boyutlu; taş, altın, gümüş ve cam eşyalar ve sikkelerdir. MÖ 3. yüzyılda darbedilen Il.Ptolemaios'a ait altn sikkeler ile MÖ 6. ve 5. yüzyıla ait gümüş drahmiler, Kelenderis'e ait önemli nümizmatik buluntulardır.
L.Zoroğlu'na göre, Doğu Akdeniz bölgesinde ele geçen ilk eserler olması bakımından Attik atölyelerinden gelmiş "Lekythos" denilen seramik vazolar, Kelenderis'in en ilginç buluntularını oluştururlar. Bunlar, beyaz zeminli siyah figürlü "Haimon" grubu, "Figürsüz Siyah Gövdeliler" grubu, "Bezekli Lekythoslar" gibi gruplara ayrılır.



<<<Mersin Anasayfası
Devam >>> 1 2 3




Mersin Rehber Bir Ajans Metropol Yayınıdır...
Bilgi İçin 0324 336 00 30 Pbx info@ajansmetropol.net