Ana Sayfa
Biz Kimiz?
Gerekli Bilgiler
Mevzuat Linkleri
Linkler
İrtibat

 


Mersin Evleri


Mersin kenti ve liman ile ilgili bölümde verilen bilgilerde görüldüğü gibi, 150 yıllık geçmişi olan kentin ızgara planlı eski yerleşimi, tamamen 19. yüzyıl yapılarından oluşmaktaydı. Özellikle 1970'1İ yıllardan sonra tarihsel kent dokusu üzerinde başlatılan beton ve çok katlı yapılaşmayla birlikte bunların pek çoğu yıkılmış, günümüzde özgün karakterini koruyan az sayıda tarihi konut ve işyeri kalmıştır.


Günsel Renda, F.Yenişehirlioğlu, F.Müderrisoğlu ve S. Alp'in metinleriyle 1995 yılında yayınlanan "Mersin Evleri" adlı kitapda ayrıntılı bilgi, çizim ve fotoğraflarla eski Mersin Evleri tanıtılmaktadır.


G.Renda:"Burada geleneksel kentlerde merkeze bağlanan ve birbiriyle kesişen dar ve çıkmaz sokakların yerini, limana dikey veya paralel uzanan geniş ferah sokaklar almıştır. Sıkışık, bitişik düzen evler yoktur, çünkü yeni kurulan bir kentte buna gerek duyulmamıştır.


Mersin'de bu kent dokusunu oluşturan evlerin ortak özellikleri vardır. Evler genellikle taştan yapılmıştır, bir veya iki katlı ve simetrik cephelidir; bazılarının altında dükkan veya depo yer alır; giriş sokaktandır. Geleneksel Osmanlı evleri arkalarındaki avlu ya da bahçeye yönelik yapılardı. Cepheler daha sağır, sade ve bezemesizdi. Sokak görüntüsüne açıklık sağlayan çıkmalı odalar bulunurdu. Mersin evlerinde ise cephelere önem verilmiştir. Simetrik görünüşlü cephelerde ana giriş, bazen kemerlerin içinde yer alan, bazen üçgen alınlıkla taçlandırılmış, iki yanı sütunlu kapılarla vurgulanmıştır. Lentolu ve söveli çift kanatlı pencerelerin yanısıra, ikiz kemerli veya oval pencerelere ve mutlaka bunlarda yer alan pancurlu kepenkler sokak cephelerinin değişmez özelliğidir. Kuşkusuz, bu cephelere hareket kazandıran en özgün öğe, giriş üzerinde yer alan cumbalar ve balkonlardır. Bazen üçgen alınlıkla taçlanan alınlıklar, konsolların taşıdığı ahşap kapalı balkonları, demir şebekeli açık balkonları ile Mersin evleri, 19. yüzyıl sonları konut mimarisinin tipik örnekleridir."

G.Renda bu evlerin Selanik, iskenderiye, Lazkiye, izmir, Ayvalık gibi Akdeniz liman kentleriyle ortak özellikler gösterdiğine de dikkat çeker.


Yöre koşullarını iyi bilen A.Demirtaş'a göre yerleşim planı, bölgenin hava sıcaklığı ve nem durumu gözönüne alınarak denizden dağ eteklerine doğru uzanan cadde ve sokaklar halinde planlanmıştır. Bundan amaç, güneykuzey doğrultusunda hava akımı koridorları oluşturulmasıdır. Sıcağı etkisiz hale getirmek amacıyla küçük pencereli, kesme taş duvarlı ve bitişik düzenli konutların ön veya arka yönlerinde küçük bahçe işlevi gören avlu bulunur. Buradaki tulumbadan ihtiyaç duyulan su çekilir ve etraftaki yeşilliklerin devamlılığı sağlanırdı.
ª.Develi:"Evler genellikle tek katlıdır, iki katlı olanlar yığma taş yapılardı. Bunların üst katında cihannüma denilen yerde, sıcak yaz aylarında oturulurdu. Bağ bahçecilikle iştigal edenler, bahçe içinde yaptıkları huğ denilen evlerde yaşarlardı. Zenginlere ait büyük yapıların taşlan, yelkenlilerle laskiyeden getirilmiştir." diye yazar.


Mersin'de bazı tescilli evlerin restorasyonu yapılarak yeniden yaşama kavuşturulmuştur. Atatürk Müzesi, içel Sanat Kulübü, Topaz Şirketleri ve Victoria Evi gibi bilinçli çalışmalar, restorasyon bekleyen diğer mimari yapılar için güzel birer örnektir.


<<<Mersin Anasayfası
Devam >>> 1 2 3 4 5 6 7



Mersin Rehber Bir Ajans Metropol Yayınıdır...
Bilgi İçin 0324 336 00 30 Pbx info@ajansmetropol.net