|
Tarihi
ve Kültürel Çevre
Silifke, ören yerleri ve kültürel çevre bakımından Anadolu'nun en
zengin ilçesidir. Günümüze kadar bilinen veya ziyarete açılan ören
yerleri dışında keşfedilmeyi bekleyen çok sayıda tarihi eser ve
yerleşim bulunmaktadır.
Silifke Kalesi
Kentin batısındaki tepenin üzerinde, oval planlı olarak kurulmuştur.
Klasik çağlarda Kokysionoros bilinen yerleşimin ortasında Tanrıça
Athena Kanetis adına yapılmış kutsal bir tapınak bulunmaktaydı.
Temel tespitlerine göre Hellenistik veya erken Roma dönemine ait
olduğu anlaşılan yerleşim, Arap akınlarına karşı Bizanslılar tarafından
7. yüzyılda oval şekliyle berkitildi. Kale, Ermeni Kilikya Krallıkları,
Franklar, Anadolu Selçukluları, Karamanoğulları ve Osmanlı dönemlerini
yaşamıştır.
Kale, 19. yüzyılda gezgin ve araştırmacı Kaptan Beaufort ve V. Langlois
tarafından incelenmiştir. Evliya Çelebi, kalenin 23 burcu; içinde
l cami (Sultan II. Bayezid zamanına ait), 60 kadar ev olduğunu yazar.
Burçların çoğu yıkıldığından günümüzde ancak l O adedi görülebilmektedir.
Kalenin ana girişinde örülen ikinci bir duvarla güvenlik koridoru
oluşturulmuştur. Kalede yeterli arkeolojik kazı ve bilimsel çalışmalar
yapılmamıştır. Kale içinde görülebilen başlıca yapılar, kemerli
galeriler, su sarnıçları ve depolardır. Günümüzde sitadel konumundaki
kale ve kenti çevreleyen duvarlara ait herhangi bir iz kalmamıştır.
Taşköprü
MS 7778 yıllarında Kilikya Valisi LOctavius Memor tarafından. Roma
imparatoru Vespasianus ve iki oğlu adına yaptırılmış olan ve günümüzde
yedi gözü bulunan köprü, 19. yüzyıla kadar ilk şeklini korumuştu.
Köprünün kuzey girişinde bulunan mermer sütun üzerindeki kitabeye
göre, Vali Mehmet Ali Paşa tarafından 1875 yılında restore ettirilmiştir.
Restorasyon sırasında iki küçük kemer yerine tek kemer yapılmasıyla
köprü 5 kemerli olmuştur. 1972 yılında köprü üzerinde genişletme
çalışmaları yapılmıştır. Celal Taşkıran'ın örneğini "Silifke
and Environs" adlı kitabında yayınladığı Roma kitabesinin orjinali,
1870 yılında Silifkeli bir Rum vatandaş tarafından Izmir Evangelical
Okulu'nun müzesine gönderilmiş; ancak 1922 yılındaki büyük yangında
kitabe kaybolmuştur.
Roma Tapınağı
Silifke merkezde bulunan ve doğu ile güney yanlarındaki sütun tabanları
orjinal şekilde korunmuş olan tapınak, MS 2. yüzyılda Pseudodipteros
planlı yapılmıştır. Tapınağın uzun kenarında 14'er; kısa kenarında
8'er sütun(40 mx21 m boyutlu)bulunmaktaydı. Korint başlıklı bu sütunlardan
bugün sadece biri ayakta kalabilmiştir.
MS 5. yüzyılda yaşamış olan Tarihçi Zosimos:"Tapınak, ovadaki
ürünlerine musallat olan çekirgelerden kurtulmak için Güneş ve
Sanat Tanrısı Apollon'dan yardım isteyen ahali tarafından, çekirgeler
Apollon'un gönderdiği bir kuş sürüşünce yok edilmesi sonucunda,
O'na bir şükran ifadesi olarak yaptırılmıştır" diye yazar.
Tapınağın işlevi konusunda değişik görüşler vardır. Burası St.Paulus'un
kiliseye dönüştürdüğü Roma Zeus Tapınağı'dır veya 5. yüzyılda kiliseye
dönüştürülen Aphrodit Tapınağı'dır. Ya da kente batı yönünden girilen
kapının kolonlu caddesidir. 1993 yılında yapılan kazılarda, tapınağın
yerden 2 m yükseklikte bir platform üzerine kurulduğu anlaşılmıştır.
Tekiranbarı Sarnıcı
Silifke Kalesi'nin eteğinde kayalara oyulmuş büyük bir su deposudur.
Kentin su ihtiyacını karşılayan bir Bizans yapısıdır. 45 m uzunluğunda,
23 m genişliğinde, 15 m derinliğinde olan sarnıcın tabanına kayaya
oyulmuş döner bir merdivenle inilir. Mimarisiyle Çukurova'nın en
orjinal antik su deposu özelliğindedir.
1997 yılında içel Valiliği tarafından, arkeolojik kazı ve temizleme
çalışmaları başlatılmış ve çevre düzenlemesi yapılmıştır.
<<<Mersin
Anasayfası
Devam >>> 1 2
3 4
5 6
7 8
9 10
11
|