|
Kleopatra
Kapısı (Deniz Kapısı)
Tarsuslu yerli halkın "Kancık Kapı" olarak adlandırdığı
Kleopatra Kapısı ayakta kalan tek antik kent kapısıdır. Bizans döneminde
inşa edilen kent surlarının Dağ kapısı, Adana kapısı ve Deniz kapısı
bulunuyordu. Evliya Çelebi, seyahatnamesinde Tarsus'u anlatırken,
bu kapı için "iskele Kapısı" diye yazmıştır. Yapımında
kesme taşlar ve horasan harcı kullanılmış, kemeri at nalı şeklinde
ve yerden yüksekliği 6.17 m, derinliği ise 6.18 m'dir.
iç içe iki surdan oluşan kentte, savaş anında kapılar kapanmaktaydı.
Kleopatra kapısı da bu surların kapılarından birisidir. Mısır'ın
ünlü Kraliçesi Kleopatra'nın Romalı General Antonius ile Tarsus'da
buluşmak üzere geldiklerinde, o zamanın limanı olan Gözlükule de
büyük bir törenle karşılanarak, Deniz kapısından kente geldikleri
söylenir. Bu nedenle Deniz kapısına Kleopatra kapısı da denilir.
Deniz kapısı daha sonraki yıllarda yıkılmış, yerine devşirme taşlardan
bugünkü kapı yapılmıştır. Son yıllarda yapılan restorasyonla kapının
orjinal özelliği kalmamıştır.
St. Paul us Kuyusu
St.Paulus MS 3 yılında Tarsus'da doğmuş ve babasının mesleği olan
çadır bezi dokumacılığı yapmıştır. Musevi Roma vatandaşı olan Aziz,
ilk öğrenimini Tarsus'da, yüksek öğrenimini Kudüs'de tamamlamış,
daha sonra isa'nın Havarisi olmuştur. Tarsus'da S.Paulus'un doğduğu
ve yaşadığı ev olarak bilinen yapı kalıntısının ortasında bulunan
kuyunun suyu, halk arasında şifalı olarak bilinir.
Bazı Hristiyanlar, Hacı olmak için Kudüs'e gitmeden önce Tarsus'a
uğrayarak StPaulus'un kuyusundan şifalı ve kutsal suyu içerler.
Bu nedenle StPaulus kuyusu, Hristiyanlarca önemli bir ziyaret merkezidir.
Altından Geçme (Roma Hamamı)
Kentin merkezinde anıtsal antik bir yapı kalıntısı olarak göze çarpar.
Tuğladan örülü, altından motorlu araçların da geçebileceği büyük
kemer ve hamam duvarlarının bir kısmı, 19.yüzyıla ait konutların
içinde kalmıştır. Bu kalıntılar, Roma döneminde kente teraziler
ve kemerlerle su getirilmesinden sonra inşa edilen hamam kalıntısına
aittir.
Eski Hamam
Yeni Vakıf Işhanı'nın yanında, Roma döneminden kalma bir hamamdır.
Altından Geçme'nin uzantısı, Eski Hamam'm olduğu yere kadar uzanır.
Kapının yanındaki kitabede H. 1290, M. 1873 yılında onarım gördüğü
yazılıdır. Efsanevi Yılanlar Padişahı Şahmeran'ın burada kesildiğine
ve kanının bu hamamın duvarlarına sıçradığına inanıldığından "Şahmeran
Hamamı" da denilmektedir.
Roma Yolu
Roma yolu, Tarsus'a 15 km uzaklıkta Sağlıklı köyünün yukarı kısmında
bulunmaktadır. Roma yolu yüksek bir yerde olup, buradan Tarsus
ve civarı sahile kadar görülebilmektedir. Yolun genişliği 2.94 ile
3.00 metre arasında değişmektedir. Sağlam kalan yerlerin uzunluğu
3 km kadardır.
Jüstinianus Köprüsü (Baç Köprüsü)
AdanaAnkara karayolunun Tarsus girişinde ve kuzeyinde bulunan bu
üç gözlü köprü, Bizans imparatoru Jüstinianus tarafından Tarsus
Çayı üzerinde inşa ettirilmiştir. Eski dönemlerde köprü geçişinden
para alınması nedeniyle, bu köprüye vergi anlamına gelen "Baç"
adı verilmiştir.
Eski Cami St.Paulus Kilisesi
Çarşıbaşındaki kilisenin 1102 yılında St.Paulus Katedrali olarak
yapıldığı söylenmektedir. Roma sitilinde kalın ve yüksek duvarları,
iç kısmı geniş, dışa bakan tarafı dar, derin pencereleri ve kalın
sütunları ile dikkat çekicidir. 1415 yılında Ramazanoğlu Ahmet
Bey tarafından onarılarak camiye çevrilmiştir.
Bilali Habeşi Mescidi
Arap ordularının Tarsus'u fethi sırasında Hazreti Peygamberin müezzini
olan Bilali Habeşi, şimdiki mescidin bulunduğu yerde ezan okuyup
namaz kıldırmıştır. Kutsal sayılan bu yerde mescit ve kuyu yaptırılmıştır.
Mehmet Felah Türbesi
1342 yılında Tarsus'u Ermenilerden alan ve sonra şehit düşen Harzemli
Felah Oğlu Nurettin'in türbesidir. Demir kapıdaki bu türbede adak
adanır, mum yakılır.
Kubat Paşa Medresesi
1557 yılında Kubat Paşa tarafından kesme taştan yaptırılmıştır.
Batısında, dışa taşkın bir giriş portali vardır. Girişteki eyvanın
karşısında dört basamakla çıkılan asıl eyvan yer alır. Bunun üstü
pandantifler aracılığıyla ana duvara oturan kagir ile örtülüdür.
Bu eyvanın güneyinde mihrap bulunmaktadır. Asıl eyvan ile geniş
eyvanın yanlarındaki odalar manastır tonozuyla örtülüdür. Avlunun
kuzey ve güneyinde öğrenci odaları yer alır. Kubat Paşa Medresesi,
bugün Tarsus Müzesi olarak kullanılmaktadır.
Ulu Cami
Ulu Cami, 1579 yılında Ramazanoğlu Piri Paşa'nın oğlu ibrahim Bey
tarafından St. Pier Kilisesi kalıntılarının üzerine erken dönem
Osmanlı üslubunda yapılmıştır, inşaatında tümüyle kesme taş kullanılan
47x13 m boyutlarında dikdörtgen planlı tek minareli camiye, kuzey
yönünden abidevi taç kapıdan girilir. Taç kapı, Memluk mimari özelliklerini
taşıyan siyahbeyaz mermerlerle süslüdür. Doğubatı doğrultusunda
baklava dilimli mermer sütunların taşıdığı 16 kubbeli, revaklı avludan
5 kapı ile ibadet mekânına girilir. Caminin içi doğubatı doğrultusunda
üç nefe ayrılır. Mukarnaslı mermer mihrabı, klasik Osmanlı üslubunda
yapılmıştır. Caminin iç mekanı sütunları "Iran Kemeri"
denilen yarı sivri kemerlerle birbirine bağlanmıştır. Caminin doğu
kısmına bitişik türbede Şit Aleyhisselam, Lokmanhekim ve Halife
Memun'un mezarları vardır.
Eski Cami St.Paulus Kilisesi
Çarşıbaşındaki kilisenin 1102 yılında StPaulus Katedrali olarak
yapıldığı söylenmektedir. Roma sitilinde kalın ve yüksek duvarları,
iç kısmı geniş, dışa bakan tarafı dar, derin pencereleri ve kalın
sütunları ile dikkat çekicidir. 1415 yılında Ramazanoğlu Ahmet
Bey tarafından onarılarak camiye çevrilmiştir.
Makamı Şerif Camii ve Daniyal Peygamber Kabri
Makamı Şerif Camii, kentin merkezinde 1857 yılında yapılmıştır.
Cami eski ve yeni bölümlerden olmak üzere iki ayrı özellik gösterir,
bugün camiye giriş 22x23 m boyutlarındaki tek sıra sütunlu yeni
yapıdan sağlanmaktadır.
Caminin mihrabı düz ve sadedir. Doğusunda Daniyal Peygamber'in kabri
yer almaktadır. Bu nedenle camiye "Makam Camii" adı verilmiştir.
Evliyalar kenti Tarsus'da "Daniyal Peygamber'in" mezarının
bulunması, Tarsus için önemli bir kültürel ve turizm potansiyelidir.
Daniyal Peygamber, Babil Kralı lI.Nebukadnesar (MÖ 605562) zamanında
yaşamış; Babil'de tutsak olan Yahudileri kehanetleriyle kurtarmış
bir peygamberdir. Söylenceye göre; Babil Kralı, rüyasında Ismailoğullarfndan
gelecek bir çocuğun kendi tahtını sarsacağını görmesi üzerine,
Ismailoğullarfndan doğan tüm erkek çocukların öldürülmesini emretmiştir.
Bu durum karşısında Daniyal Peygamber doğunca ailesi onu dağ başında
bir mağaraya bırakmış, mağarada bir erkek ve bir dişi aslanın yanında
büyüyen Daniyal, delikanlı olunca kavmi arasına karışmıştır. Başından
geçen olayın sembolü olarak, parmağındaki yüzük üzerinde iki aslan
arasında duran bir çocuk tasviri vardır.
Bir kıtlık senesinde Tarsus'a davet edilen Daniyal Peygamberin,
Tarsus'a gelmesiyle birlikte bolluk yaşanmıştır. Bu nedenle Daniyal
Peygamber Babil'e geri gönderilmemiş, ölünce, Tarsus'da şimdiki
Makam Cami'nin bulunduğu yere gömülmüştür.
<<<Mersin
Anasayfası
Devam >>> 1 2
3 4
5 6
7
|