|
|
"Böylece
Anadolu'da, hatta yalnız Anadolu'da değil tüm dünyada, ilk defa
bakır izabesinin ve maden dökümcülüğünün, Yumuktepe'de gerçekleştirildiğini
söyleyebiliriz." Ü. Yalçın
Bakır ve bronz alaşımı
çiftçilikten küçük sanayiye geçişi
kentleşmeyi ve bölgeler arası bağları güçlendiriyor
İnsanoğlunun madeni keşfetmesi. gelişme sürecine çok yönlü ivme
kazandırmıştır. Bakır, yumuşak olması nedeniyle, soğuk olarak işlenebildiğinden
insanoğlunun ilk olarak tanıdığı ve kullandığı bir madendir. Yumuktepe
ve Gözlükule'de MÖ 4000-3000 arasında tarihlenen Bakır Taş Çağı'na
ait arkeolojik buluntularda, bakır madeninin çok yoğun biçimde kullanıldığı
ortaya çıkmıştır.
J. Garstang, Yumuktepe'nin XXIV. katmanım. Erken Bakır Taş Çağı
olarak tespit etmiştir. Kazı çalışmalarında MÖ 5300'e tarihlenen
XVI. kültür tabakasında rulo başlı iğneler ve keskiler ele geçmiştir.
Ü. Yalçın'a göre:"Bu objeler üzerinde yapılan analitik ve metalografık
araştırmalar sonunda bunların ba-kırdan olduğu anlaşılmış, bununla
da kalmayıp kullanılan bakırın izabe yoluyla cevherden kazanıldığı
sonucuna varılmıştır. Bu ikinci sonuç Anadolu madenciliği açısından
başka bir önem taşır. Zira, Mersin'e kadar, Anadolu'da sadece doğada
saf olarak bulunan "nabit" bakır kullanılmakta idi. Bilindiği
gibi nabit bakır doğada çok ender bulunur, buna karşın bakırın oksitleri
daha yaygındır ve metal bu bileşimlerden ancak izabe yoluyla kazanılabilir.
İlk defa Mersin'de bilimsel olarak kanıtlanan bu "yeni"
teknolojik ge-lişme, insanlara ihtiyaç duydukları oranda bakır elde
etme olanağını sağlamış ve bu teknolojiye sahip olan toplumların
gelişmesinde önemli etken olmuştur. Objelerin önce kalıplara döküldüğü,
daha sonra çekiçlenerek istenilen formun verildiği anlaşılmıştır.
Bu da o dönemde rastladığımız bir başka teknolo-jik yeniliktir.
Böylece Anadolu'da, hatta yalnız Anadolu'da değil tüm dünyada, ilk
defa bakır izabesinin ve maden dökümcülüğünün Yumuktepe'de gerçekleştiğim
söyleyebiliriz. Çatalhöyük'te veya başka yer-leşim merkezlerinde
Mersin paralelinde gelişmeler olabilir; ancak, günümüzde Mersin
dışında bilimsel bir kanıt olmadığından, Mersin'in bu konudaki ilktenliği
tartışma götürmez, ilk defa Mersin'de görülen bu teknolojik yeniliğin
toplumlar üzerindeki etkisi büyük önem taşımaktadır.
Höyükte tabanı yuvarlak taşlarla döşenmiş büyük tahıl depolarının
varlığı, tarım ekonomisinde, tüketimden artırmaya geçildiğini göstermektedir.
XXXIII. ve XX. katmanlarda, bakırdan yapılmış çiviler, toplu iğneler
Bakır Çağı'nın öncü belgeleridir. XIX. ve XVII. katmanlarda bulunan
bakırdan yapılmış si-lah ve mühürlerin bulunmasıyla, bu madenin
ne kadar geniş kullanım alanı olduğu anlaşılıyor. Daha son-raki
katmanlarda, köy tipi yerleşimden kentleşmeye doğru bir gelişme
gözlenir. Yüksek duvarlarla çev-rili bir kalenin ve çok sayıda silahın
varlığı, yabancı istilacılara karşı yerleşimin savunma zorunluluğunu;
çiftçi ve köylü insanların yanısıra, askerlerin de önemli sayıda
olduğunu ortaya koymaktadır. Yumukte-pe, Bakır Taş Çağı ekonomisi
tarım, hayvancılık, madencilik ve dokumacılığa dayanmaktaydı. Tahıl
öğüt-me, vurgu taşları, ortaklaşa kullanılan fırınlar, çok sayıdaki
silah ile Teli Halaf, Ubeyd ve Uruk kültürlerine ait çanak çömleklerinin
varlığı, büyük boyutlu depolama kapları, çok sayıda silah, pencereli
üç odalı evlerin bulunması; gelişme düzeyinin giderek yükseldiğim,
özellikle Mezopotamya ile ilişkilerinin de geliştiğini belgelemektedir.
Tarsus Gözlükule Bakır Taş Çağı, Yumuktepe ile benzer özellikler
göstermektedir.
 |
|
|
Gözlükule
höyüğünün genel görüntüsü - Gözlükule yerleşim katmanlarını
gösteren kesit.
|
<<<Mersin
Anasayfası
Devam
>>> 1 - 2
- 3
|