|
|
Kilikya
kapılarının anahtarlarım elinde bulunduran krallık KIZZUWATNA
Yumuktepe'de yapılan arkeolojik kazılarda, IX. katmanda Hitit Kralı
l. Mursilis'in Kizzuwatna seferinden kalma Hitit silahları bulundu.
Bu silahlar Tarsus düzlüğü, Çukurova ve Toroslar'ın bir bölümünü
içine alan dağlık bölgedeki yerel Kizzuwatna Krallığı'nın, MÖ 17.
yüzyılda Hitit işgaline uğradığım belgelemekteydi. Burası, başkenti
Tarsa (Tarsus) olarak bilinen ve anavatanları Yukarı Mezopotamya
olan Hurriler'in yaşadığı Ovalık Kilikya idi.
J. Garstang, Hattuşaş'tan Suriye'ye giden üç güzergah belirler.
Bunlardan Kilikya kapılarından, Hitit döneminde Pitura olarak bilinen
Yumuktepe yerleşimi ile Gözlükule önünden geçmekteydi. Hitit Kralı
l. Hattusilis, Mezopotamya ve Kilikya'nın coğrafi, ekonomik ve siyasi
önemini görmüş. Kuzey Suriye'ye yaptığı seferle Babil yolunu açmıştı.
Oğlu I. Mursilis (MÖ 1620-1590) bu yöndeki büyüme politikasını devam
ettirerek, çıktığı Babil seferiyle Kizzuwatna topraklarım Hitit
konfederasyonuna bağlı bir krallık yaptı. Böylece Hititler, Kilikya
ve Hum" kültürleriyle doğrudan temas etmiş ve Mezopotamya'ya
ulaşan Kilikya kapılarım aralamış oluyorlardı. Ancak, Hattuşaş'ta
çıkan sorunlar nedeniyle kralın aniden geri dönmesi ve kuşkulu ölümü
ardından, Kizzuwatna Krallığı konfederasyondan ayrıldı. Bu durum,
daha sonraki Hitit Kralları Zidanta ve Amnunas ile Kizzuwatna Kralları
Pallia ve l. Sanussure arasında yapılan anlaşma metinlerinde belirtilen
.eşitlik ilkesinden de anlaşılıyor.
Eski Hitit Krallığı'nın, gelişme döneminde henüz merkezi otoriteyi
sağlayamadığı, cinayetlerle sonuçlanan saray entrikalarının yönetimi
nasıl zayıflattığı, o sırada oluşan büyük kıtlığın olumsuz etkileri,
Telepinus fermanında dramatik bir biçimde anlatılmaktadır. Bu ise
Kilikya ve Kuzey Suriye'de bulunan küçük yerel krallıkların başlarına
buyruk davranmalarına veya Alalakı tabletlerinde yazıldığı gibi.
Kuzey Suriye'deki güçlü Mitanni Krallığı'nın egemenliğine tabi olmalarına
neden oluyordu. Kizzuwatna Krallığı, Mitanni ve Hitit Devleti'nin
bölge üzerindeki egemenlik çatışmaları ve çekişmelerinde, ara bölge
konumunda bulunması nedeniyle sürekli baskı altında kalmakta, belgelere
göre zaman zaman "ihanet" veya "günah" işlemekle
de suçlanmaktaydı.
Gözlükule kazılarında bulunan ortası hiyeroglifli, etrafı çivi yazılı
mühürde, Hitit Kralı Telepinus ile Kizzuwatna Kralı İşputahşu'nun
yaptığı ve bir parçası günümüze ulaşan anlaşma metnine göre; Telepinus'un
da bağımlıları üzerinde baskı yapmak yerine, iç sorunları nedeniyle
pasif bir davranış içinde olduğu anlaşılıyor. B. Umar'ın, Eski Hitit
Krallığı'nı "gevşek bir konfederasyon denilmesi bile güç olan
krallıklar topluluğu" olarak tanımlaması gerçeği yansıtmaktadır.
Zira, örneklerine çokça rastladığımız gibi. Eski Hitit yönetimi
askeri bir seferle kendine bağımlı hale getirdiği bir krallığı,
yerel bir soylunun yönetiminde bırakmakta ve köklü olmayan bağlılık
hükümleri belirleyerek, geri dönmekteydi.
Telepinus'tan sonra 200 yıl kadar karanlık kalan, belgesiz dönemin
ardından, Hitit Kralı ll.Tuthalya'nın (MÖ 1460-1440) başlattığı
yeniden yapılanma ile birlikte, Kizzuwatna Krallığı tekrar Hattuşaş
yönetimine bağımlı oldu.
<<<Mersin
Anasayfası
Devam
>>> 1 - 2
- 3 - 4
|