|
|
Kilikya
önemli jeopolitik konumu
ve ekonomik kaynaklarının
zenginliği nedeniyle
Ön Asya Krallıkları'nın paylaşamadığı
bir bölge oluyor
II. Hattusilis zamanında, Kizzuvvatna Krallığı ile yapılan anlaşmaya
göre, tarafların Kuzey Suriye'ye egemen olan Mitanni Krallığı'na
karşı dayanışma içinde oldukları anlaşılıyor. III.Tuthalya'nın başarısız
yönetimi nedeniyle, Kizzuvvatna ve Hitit anayurdu; Mitanni, Kaşka
ve Arzavva saldırıları karşısında bunalımlı bir döneme girdi. Fırat'ın
ötesindeki Işuva kentleri Mitannilerle yandaş olarak ayaklandılar.
Kral, bu olaydan çok etkilendi ve adeta panik halinde Kizzuvvatna
tapınaklarındaki atalarının naaşlarını buradan aldırarak Şamuha'ya
getirtti. Federasyon birliğin! parçalayan bu saldırılar, ünlü Kral
Suppiluliuma'nın iktidara gelmesiyle son bulacak, ardından ayrılıkçı
federasyon krallıklarının Hattuşa'ya bağımlılıkları güçlendirilecektir.
Suppiluliuma, devletin her alanda restorasyonunu sağlayarak, imparatorluk
sürecini baş-latan kral olarak tanınır. "Amarna Dönemi"
olarak da anılan bu yükseliş sürecinin 50 yılma ait bilgiler, Mısır'da
Tel el Amarna köyünde bulunan Akkadça yazılmış 400'e yakın kil tabletten
ayrıntıları ile bilinmektedir.
Bundan böyle Ön Asya ve Orta Doğu'da güç dengeleri büyük krallıklar
olan Mısır, Babil, Mitanni ve Hitit devletleri arasında belirlenmekteydi.
Suppiluliuma'nın öncelikli hedefi, Kilikya bölgesi ve Yuka-rı Suriye'nin
güvenliğiydi. Bu bölgeler büyük krallıkların siyasi ve ekonomik
çıkar alanları ve güç kaynaklarıydı. Burada bulunan Kizzuvvatna
Krallığı, Anadolu içleriyle Orta Doğu arasında ticari ve askeri
açıdan jeostratejik öneme sahip "Kilikya Kapıları"na,
başta zeytin, üzüm, arpa ve buğday olmak üzere her türlü tarımsal
üretim ile hayvancılık yapılabilen yaylalar ve sulak alanlara, özellikle
gemi yapımına elverişli ormanlar ile zengin demir ve gümüş yataklarına,
büyük orduların kışlayabileceği ılıman iklimi ve lojistik kaynaklara
ve gelişmiş bir ekonomiye sahipti. K. Bittel'e göre: "Anayurdu
Orta Anadolu olan Hitit Krallığı, doğuda Fırat'a kadar yayılma eğilimi
gösterirken, güneyde Seyhan ve Ceyhan akarsuları boyunca Akdeniz'e
inmeyi hedeflemişti." Hititleri, güneye inmeye zorlayan ekonomik
ve jeopolitik nedenlerin yanısıra, bölgenin çok eskiye dayanan kültürel
geçmişi ve jeososyolojik faktörler de etkili olmaktaydı.
Bu nedenlerle ileri görüşlü bir kral olan Suppiluliuma, Hurri Kralı
Artatama ve Kizzuvvatna Kra-lı H. Şunassure ile anlaşmalar yaparak
yandaşlığım pekiştirdi. Kizzuvvatnalılara diğer bağımlılardan fark-lı
ayrıcalıklar tanıdı, Hitit protokolünde önemli yerler verdi. Lavvazantia
gibi kutsal kentlere, din adamları ve değerli hediyeler gönderdi.
Ardından en yakın ve ezeli düşmanı Mitanni ülkesine yürüdü. Mitanni
Kralı Tüsratta'nın Mısır Firavunları III. ve IV. Amenofisler'den
istediği yardımlara kayıtsız kalınması, Suppiluliuma'nın başarılı
savaş taktikleri sonucu Mitanniler yenik düştüler. Böylece Amqa
(Amik) Ovası gibi önemli bir tarım alanı ile Halpa, Mukiş, Ugarit
gibi önemli Suriye kentleri, Hitit egemenlik alanı içiSuppiluliuma'nın,
bu ülkelerin yönetimine oğullarım Küçük Krallar olarak tayin etmesi
ile Hitit Devleti, sınırları Mısır'a kadar uzanan gerçek bir imparatorluğa
dönüştü. Hitit ülkesinden demir, bakır, at, atlı savaş arabası ve
silah ihraç edilmekte, buna karşılık kereste, kalay ve kumaşlar
ithal edilmekteydi.
Suppiluliuma'nın oğlu II. Mursilis, tahta çıkar çıkmaz ilk iş olarak.
MÖ 1332'de Kizzuvvatna Krallığı'nı egemenliği altına aldı. Böylece
Hitit imparatorluğu l. Hattusilis'den beri hedeflediği jeopolitik
güce kavuşmuş, bölgenin en güçlü devleti olan Mısır'a karşı Suriye'nin
paylaşımım masaya yatırmıştı.
Her iki devletin Suriye üzerindeki hak iddiaları ve bölge krallarının
zaman zaman baş gösteren ayrılıkçı ve taraflı tutumları oldukça
sıkıntılı bir ortam yaratıyordu. Burada özellikle Amurru Krallığı'nın
ikiyüzlü ve Mısır yanlışı tutumu ile gelişen olayların ardından.
iki güçlü devletin ordusu Kode'de (Kadeş) karşı karşıya geldi (1296).
<<<Mersin
Anasayfası
Devam
>>> 1 - 2
- 3 - 4
|