|
|
Deniz Kavimleri ile gelen büyük toplumsal
değişim

ApocaIypsis'in
gökyüzündeki dört süvarisi ile simgelenen ölümcül felaketler, bu
defa MÖ 12-11. yüzyıllarda Avrupa yönünden ve tekneler doluşu insanlarla
kasırga gibi geldi. Göç dalgaları halinde birbirlerinin önünden
kaçışan halk toplulukları, Akdeniz'in her yanına dağıldı. Kimileri
2. Ege göç dalgalarııyla Anadolu'ya, kimileriyse baştan sona ülkeler
aşarak doğu yönüne devam ettiler. Bu nedenle Anadolu'da MÖ. 11.
yüzyıla rastlayan kent katmanları, yangın külleri ve yıkıntı izleriyle
doludur. Mısır belgelerinde etnik kökenleri, eylemleri, silahları,
giyim ve kuşamlarına kadar bilgi verilen ve deniz kavimleri olarak
anılan göç kavimlerinin yarattığı büyük toplumsal kaynaşma sonunda,
Ön Asya'nın siyasi ve etnik yapısı beklenmedik bir biçimde değişime
uğradı. Bölgenin en güçlü devletlerinden Hitit imparatorluğu ve
Mitanni Devleti yıkıldı. Hitit halkının büyük bir bölümü Güneydoğu
Anadolu ve Kuzey Suriye’ye çekildi. Karanlık çağların ardından MÖ.
7. yüzyılda Anadolu'da Frig ve Lidya Krallığı iki büyük güç olarak
ortaya çıktı.
Houwink'e göre, deniz göçü sırasında efsanevi kahraman Mopos ile
özleştirilen Lidyalı Mopsus, güney kıyılarım içine alan güçlü bir
krallık kurmuştur. Luwi halk gruplarını birleştiren bu krallığın
adı Karatepe metinlerinde de geçmektedir.
B. Lansberger'e göre. Güneybatı Anadolu'nun Arzavva bölgesinde yaşayan
Luwi kökenli halk topluluklan da Kilikya'ya yerleştiler. Max Semper,
Geç Hitit Krallığı'nın Fırtına Tanrısı Tarhun'un Luwi Tanrısı olduğunu
ve kült merkezinin de Kizzuwatna'da bulunduğunu belirtir. Ernest
Herzfeld, bu nedenle Arzawa'nın Kilikya bölgesinde, Silifke yakınlarındaki
Oiba kentinin Walma, Elaioussa'nın da Vilusa olarak bilinen Arzawa
kentleri olduğunu iddia eder. Yunanistan'ın Epiros bölgesinden,
Rodos ve Akdeniz adalarından göç eden ve Strabon'un Soloi (Viranşehir)
kentinin kuruluşuna katıldıklarım söylediği Akhalar da Kilikya bölgesine
göç eden halk topluluklarından biriydi. L. Zoroğlu, Hotten ve Houvvink'i
kaynak göstererek; MÖ 2. bin yılda Kelenderis'in de içinde olduğu
tüm Dağlık Kilikya'nın büyük bir olasılıkla Tarhundaşşa Krallığı'nın
sınırlarında bulunduğu; hakkında çok az şey bilinen bu krallık balkının
Luwiler olduğunu ve bu bölgede Luwi unsurların özellikle kişi ve
yer adlarının Roma Çağı içlerine kadar yaşadığı görüşündedir.
Uç yanı denizlerle çevrili Anadolu yarımadasına yaklaşık 500 yıl
egemen olmasına rağmen. Dağlık Kilikya'dan Kıbrıs'a yaptıkları sefer
dışında kara devleti olmaktan öteye gidemeyen Hitit imparatorluğu,
yine karaların içinde eriyip yok olurken, denizci kavimler varlıklarım
daha binlerce yıl sürdüreceklerdir.
<<<Mersin
Anasayfası
Devam
>>> 1 - 2
- 3 - 4
|