|
Kilikya
yönetiminde yerel bir hanedan SYENNESİSLER
Asur ve Babil egemenliklerinin sona ermesi ve ardından ortaya çıkan
merkezi otorite boşluğu süreci içinde, Syennesisler denilen yerel
bir krallık bölgeyi yönetmeye başladı. Heredot'un övgüyle sözünü
ettiği bu hanedan, bölgenin yüzyıllardır özlemini duyduğu özgür,
barışçıl ve yerel kaynakları akıllıca değerlendiren kalkınmacı bir
süreç başlattı. MÖ 585 yılında İran'da güçlenen Med Hanedanı ile
Batı Anadolu'daki Lidya Krallığı arasında, diplomatik arabuluculuk
yapabilecek düzeyde saygınlık kazandı. Daha sonraları İran yönetimine
egemen olan Persler, Anadolu'nun gelişmiş koloni kentleri ile Lidya
Krallığı'nın yarattığı zenginliğin cazibesi ve diplomatik çekişmelerin
ardından, doğudan batıya Anadolu'yu geçerek Lidya Krallığı'na dramatik
bir biçimde son verdiler.
Syennesis Krallığı, bu güçlü kara devletinin ağırlığı altında ezilmemek
ve bağımsız kalabilmek için Perslerle yandaş oldu. Ancak Persler'in
kısa zamanda Ön Asya'da büyük bir imparatorluk kurmaları ve satraplık
denilen yönetim sistemine geçmeleriyle durum değişti. Syennesis
Krallığı, MÖ 386'da merke-zi Tarzi (Tarsus) olan ve içine Kıbrıs
ve Suriye'yi?) de alan Kilikya (Hlk=Hilik) 6. Satraplığı adı altında
başkent Persepolis'e bağlandı. Kilikya sikkelerinde, Syennesis Kralları'nın
portreleri ile Tarsus'un koruyucu Tanrısı Sandon (Baal Tarz) veya
kutsal betimlemeler yer alır. Karakter olarak doğuyu yansıtmasına
ve üzerinde Arami yazılar bulunmasına rağmen. Klasik Yunan tarzında
olan bu sikkeler, Syennesisler'in iç yönetimlerinde özerk olduklarım
göstermektedir.
İran, imparatorluk yönetiminin büyük boyutlu giderleri için Syennesis
Krallığı'ndan her yıl 500 talent gümüş ve 360 beyaz at ve asker
talep etmekteydi.
Öte yandan tarihe Lonya Ayaklanması olarak geçen ve ardından başlayan
Pers-Yunan Savaşları'nı nedeniyle, Syennesis Kralları, Darius'un
bağımlılarından topladığı 650 gemilik büyük donanmaya 100 gemi ve
çok sayıda at vererek katılmıştı. Darius'un oğlu Xerxes MÖ 481 'de
Yunanistan'a yönelik ikinci büyük askeri kampanyaya da çok sayıda
gemi ve askerle katıldı. Silifke ve Tarsus limanlarından donanma
üssü olarak yararlanıldı. Her türlü gıda kaynaklarına sahip yöreden
lojistik destek sağlandı. Bu ağır maliyetli zorunlu katılımlara
rağmen, tarihi kaynak ve belgeler Kilikya Krallığı'nın, Persler'in
egemenliği süresince gelişmesin! sürdüren varlıklı bir ülke olduğunu
gösteriyor.
Heredot Yunan Savaşları'na katılan Kilikyalı askerler için:"Başlarında
kendi yörelerine ait miğferler vardı. Kalkan yerine ham deriden
yapılmış siperler taşıyorlardı. Üzerlerine yünden yapılmış gocuklar
giymişlerdi. Her biri iki mızrak ve Mısırlıların palalarına benzeyen
bir kılıç ile silahlanmıştı. Kilikyalılar'ın denizcilik bilgilerinide
öven ünlü tarihçi, Salamis Deniz Savaşı'na katılan filo komutanları
arasında Syennesis'den övgü ile söz ederek, kahramanca savaşarak
ölmüştür" diye yazar.
Pers
İmparatorluğu II. Artakserkses'e başkaldıran kardeşi Sardes Satrapı
Kyros'un, Batı Anadoludan toparladığı askerlerle İran'a yaptığı
yürüyüşe katılan yunanlı maceracı yazar ve asker Xenophon'un günlüğünde,
Syennesis Krallığı ile ilgili bilgiler edinebiliyoruz.
<<<Mersin
Anasayfası
|