|
|
Artık
Seleukhos Devleti'nin büyüklük dönemi sona ermiş, Roma'nın denetiminde
giderek küçük bir krallık durumuna düşmüştü. Başta Armenia Satrapı
olmak üzere. Arsak, Sasani gibi yakın çevresin-deki krallıklar ayaklanarak
devleti yıprattılar. Uzun yıllardan beri şurup giden savaşlar ülke
ekonomisini ve maliyesini çökertmiş, kaynak arayan yönetim zengin
tapınaklara ve varlıklı insanların mallarına el koymak zorunda kalmıştı.
Hanedanın daha sonra gelen kralları da bu gidişatı değiştiremediler.
Kırsaldan kentlere çekilen sermaye köylüleri yoksullaştırdı. Kır
ile kentliler, hatta hanedan üyeleri bile kendi aralarında çatışmaya
başladılar. Başta Museviler olmak üzere, büyük tacirler iç bölgelerden
Akdeniz kıyı kentlerine göç ettiler. MÖ 164'te Antiochos Epiphanes'in
ölümünden sonra Krallığın Ovalık Kilikya'da etkinliği kalmadı. Öyle
ki, VI l. Antiochos Euergetes (MÖ 142-139) Tarsus ve Silifke yöresine
de sıçrayan iç kargaşayı önleyemeyince kral, çareyi Aspendos'a kaçmakta
buldu. Merkezi otoritenin dağılması
ile
İsauria ve Dağlık Kilikya'da "Korsan" denilen denetimsiz
güçler ortaya çıkmaya başladı. Bazı kaynaklar, bunları ülke yönetiminde
çaresiz kalan VII. Antiochos'un özellikle teşvik ettiğini yazarlar.
Strabon ise korsanlığın, ilk olarak Corakesion'da (Alanya) Trypon
veya Diodotos olarak adlandırılan bir korsan reisinin Seleukhoslar'a
başkaldırmasıyla giderek yaygınlaştığım; bunları, Seleukhoslar'a
düşman olan Mısır, Kıbrıs ve Rodosluların desteklediğin! yazar.
Daha sonra gelen kralların çabaları ile yarım yüzyıl daha varlığım
devam ettiren krallığın yoksullaşan ve bunalan halkı, son çare olarak
Armenia Kralı III. Tigran'a başvurarak ülkelerinin yönetimini ele
almaşım istedi. MÖ 83'te Armenia Başkomutanı Megadates, Seleukhos
ülkesini istila etti, hanedan prenslerim tutukladı. Ovalık Kilikya'ya
kaçan Seleukhos Kralı Phillopos'u burada öldürterek, Soloi kentini
tahrip etti ve halkım doğuda Tigranokerta'ya sürdü. Pontos Kralı
VI. Mithridates ve Armenia Kralı Tigran'a karşı yürüttüğü askeri
kampanya nedeniyle bu çözülme ve işgale karşı olan Roma, General
Lucullus eliyle Seleukhos Krallığı'nı yeniden canlandırdı. Ancak
kısa bir süre sonra Romalı Komutan Pompeius, politik ve kişisel
nedenlerle bunu engelledi.

Seleukhos toprakları üzerinde Tarkondimotos, Polemon ve Arknelaos'un
yönettiği küçük krallıklar, Oiba devletçiği ile Elaiussia'dan Lykonia'ya
kadar olan bölge İotapa ve Antiochos'un yönetiminde bir süre daha
varlıklarım sürdürdüler. Seleukhos toprakları üzerinde ortaya çıkan
Samosata (Samsat) baş-kentli Kommagene Krallığı ise yüz yılı aşkın
bir süre devam etti.
A. Erzen, Seleukhos Kralları'nın, Tarsus'a Persler'den daha fazla
önem verdikleri ve denetim altında bulundurduklarım belirterek,
IV. Antiochos'tan daha önce veya onun döneminde Tarsus'un Antiocheia
olarak anıldığım, Tarsus adının MÖ I. yüzyıl ortalarındaki sikkeler
üzerinde tekrar görülmesiyle, ilk kez IX. Antiochos Philopathor
döneminde yeniden ortaya çıktı-ğım yazmaktadır. Bu değişiklikle
kentin özerkliğin! elde ettiği anlaşılıyor. Sikkelerde daha önceki
dönemlerde olduğu gi-bi Sandon betimlemesi yer almaktadır. Sandon,
ilginç bir biçimde Roma impara-toru Augustos'un Filozof hocası Tarsuslu
Athenedoros'un babasının da adıdır.
L. Zoroğlu, Tarsus Cumhuriyet Alanı ve Gözlükule Helenistik katmanlarında
yapılan arkeolojik çalışmalar sonunda elde edilen buluntulara bakarak,
bu dönem kültür ve sanat yaşamının yüksek düzeyde olduğunu belirtir.
<<<Mersin
Anasayfası
Devam
>>> 1 - 2
|