|
|
Kilikya'da
Roma yönetimi ve kentlerin yeniden yapılanması
"Kleopatra, altın yaldızlı gemisinin gümüş kakmalı kürekleri
ve erguvanı renkli yelkenleriyle, Cydus limanından Tarsus 'a girer."
(Plutarco di Cheronea - M.Ö. 50-120)

Roma'nın Kilikya bölgesi ile ilgili tanımlaması; Likya, Pamfilya
ve Dağlık Kilikya'yı içine alıyor. Ovalık Kilikya bu bölge dışında
bırakılıyordu. (Ovalık Kilikya'nın Roma egemenliğine geçmesi. Dağlı
Kilikya'ya göre daha geç olmuştur.) M.Ö. 64'ten sonra tüm Anadolu
eyaletlerinde yeni bir yönetim düzenlemesi yapıldı. Önce App.Claudius,
daha sonra da M.Ö. 51'de ünlü hatip Marcus Tullius Cicero, Prokonsül
sıfatıyla Kilikya'ya asker vali olarak atandı; yöre ekonomisini,
eyalet kamu yönetimim düzenledi; Amanos dağlarından gelen Parthialılar'ın,
bölgeyi taciz etmelerim önledi. Cicero, bu seferleri nedeniyle çeşitli
zamanlarda Tarsus'ta kaldı.
M.Ö. 56'da önceden Asya eyaletine bağlı olan Laodecea, Apamea ve
Synna'da Kilikya'ya bağlanır. Böylece Kilikya, Batı Anadolu'dan
Suriye'ye giden ve tümüyle Roma'ya geçmiş topraklara sahip olur.
Roma, bu hareketiyle Kilikya'ya gecikmiş olan önemi vermeye başladığım
gösterir. Pompeius zamanında getirilen bir düzenleme ile Dağlık
Kilikya bölgesinin yönetimi Roma'nın atayacağı vekil krallara verilir.
Ovalık Kilikya ise Suriye'ye bağlanır. Bu sistem l. yüzyıla kadar
devam edecektir.
Pompeius ve Julius Caesar arasındaki çatışma sonunda, Pompeius Mısır'da
öldürülmüş, onu izleyerek Mısır'a gelen J. Caesar İskenderiye'de
kalmıştı. Bu sırada Pontus Kralı VI. Mihridates'in oğlu Ku-zey Karadeniz'de
merkezi Kırım'da bulunan Bosphoros Kralı II.Pharnakes, ata ülkesi
topraklarından Pont Kapadokyası'nı işgal etmişti. J. Caesar bu duruma
müdahale etmek ve gerekli askeri hazırlıkları yapmak için, M.Ö.
47'de Tarsus'a geldi. Tarsus halkı kendisine büyük ilgi gösterdi
ve her türlü desteği verdi. Bu nedenle kent meclisinde Tarsus'un
ihtiyaçları ve yönetimi konusunda yapılan toplantıya katılan J.
Caesar, kente çeşitli yardımlarda bulundu. Bu dayanışmadan hoşnut
olan halk, J. Caesar'ı ve kent-lerini onurlandırmak için Tarsus
adım "Juliopolis" olarak değiştirdiler. J. Caesar'ın M.Ö.
47'de öldürülmesinden ve çıkan iç karışıklıkların ardından, doğu
bölgesinin yönetimini üstlenen Marcus Antonius, Tarsus'a geldi.
Mısır Kraliçesi VII. Kleopatra, kaybettiği toprakları geri almak
umuduyla; M. Antonius ise doğudaki iktidarlığını sürdürebilmek ve
Parthiar'a karşı yapacağı askeri harcamalar için Mısır'ın zengin
kaynaklarından yararlanmak amacıyla, dayanışma içine girdiler ve
M. Antonius Kleopatra'yı Tarsus'a davet etti. Kleopatra'nın muhteşem
gemisiyle Tarsus limanına girişi, daha sonra Antonius ile yaşadığı
renkli, romantik ve ihtiraslı 7 yıllık beraberliği. Antik Çağ ve
Tarsus tarihinin en çok ilgi çeken olaylarından biridir. Roma'ya
başkaldırma, en zengin doğu eyaletlerini merkezden ayırma, Kilikya'nın
önemli bir bölümünü Kleopatra'dan olma oğlu Ptolemaios'a bağışlama
girişimleri, Octavianus'a karşı Actium deniz savaşında dramatik
bir biçimde sona erdi. Edebiyatta yer aldığı şekliyle "Antonius
ve Kleopatra" M.Ö. 30'da İskenderiye'de öldüler.
Octavianus Augustos bu süreçte, Tarsusluların kendisine yandaş olmalarından
dolayı, kentlerini Kilikya'nın özgür metropolisi ilan etti. Yönetimine
de hocası Tarsuslu Filozof Athenadorus'u atadı. Bir önceki Vali
Boethos'un kötü yönetimi, ekonomik ve sosyal yönden Tarsus'u geriletmişti.
Anhenadorus, imparatordan aldığı geniş yetkilerle Tarsus'u her yönüyle
bayındır bir kent haline dönüştürdü. Daha ' sonra Augustos'un yeğeni
Marcellus'un hocası Filozof Nestor'u Tarsus'ta vali olarak görüyoruz.
Bu iki atama, Roma İmparatoru'nun Tarsus'a verilen önemi göstermesi
bakımından dikkate değer.
2. yüzyılda Kilikya'yı ziyaret eden Hıristiyan gezgin vaiz D. Chyrsostom,
Tarsus'a geldiğinde, Reghma gölünden, güzel limanından, Cydnos çayının
göle girerek deniz yönünde tekrar çıktığına dair bilgiler vermektedir.
Seleukhos Kralı S. Nicator tarafından Helenistik Çağda kurulan Seleucia
(Silifke) kenti, Pompeius'un Coracesium Savaşı'nda korsanları ortadan
kaldırması ile kültür, sanat ve ticaret alanlarında gelişme gösterdi.
Strabon'un, Kilikya'nın örf ve geleneklerinden çok farklı bir kent
olarak tanımladığı Seleucia; tapınakları, tiyatrosu, gymnasiumu,
su kanalları, hamam ve köprüleri ile bölgenin Tarsus'tan sonra ikinci
önemli kenti haline geldi. Vespasianus zamanında (69-74) oğulları
Titus ve Domitianus tarafından Kilikya Valisi Octavius Memor'a,
Seleucia (Silifke) kenti eteğindeki Calyadnus (Gök-su) akarsuyu
üzerinde Taşköprü yaptırıldı. Strabon burada, Peripatetik tarikatına
bağlı Antik Roma'nın ünlü filozoflarından Athenaios ve Ksenarkhos'un
doğduklarını yazar.
<<<Mersin
Anasayfası
Devam
>>> 1 - 2
- 3 - 4
- 5 - 6
- 7
|