|
|
"Roma
kolonisi olmak yazgısının açışı, bundan kazanç sağlanması ile gideriliyordu."
(R.Sèdillot)
Roma Kilikya ekonomisini canlandırıyor
M.Ö. 2. yüzyılın ortalarından itibaren Anadolu'da siyasi egemenlik
kurmaya başlayan Roma impa-ratorluğu, bu bölümün başlangıcında belirtildiği
gibi pek çok sorunla karşılaştı, imparatorluk düzeninin (İmperium
Romanum) gerçekleşmesi ve siyasal dünya otoritesinin sağlanması
ise MS l. ve 2. yüzyıllarda gerçekleşebildi. Akdeniz'in tamamına
egemen olan Roma, çok büyük gelir kaynaklarına sahip olmakla beraber,
bu devasa sistemi ayakta tutabilmek için büyük harcamalar da yapmaktaydı.
Öte yandan artan nüfus ve refah ile birlikte, ihtiyaçlar doğrultusunda
giderek gelişen sanayinin hammadde ihtiyacı, Roma ekonomisini dışa
bağımlı hale getirmeye başladı. Bu süreçle birlikte Roma, belirli
yasalar ve kurallar doğrultusunda bağımlı ülkelerindeki ekonomik
kaynakları harekete geçirebilmek için gerekli alt yapı yatırımlarına
girişti. Böylelikle tüm imparatorlukta üretim yapan pek çok işletmenin
faaliyete geçmesiyle birlikte topyekün kalkınma sürecine girildi.
Düzenli kentler, yollar, köprüler, kıraç yerlerde kurulan kentlere
can veren su kanalları
İmarcı
olarak bilinen imparatorlar Hadrianus ve Traianus, doğu eyaletlerim
gezdiler, depremler-den zarar gören kentlere yardımcı oldular, çeşitli
bayındırlık eserlerinin yapımına önderlik ettiler.
Antonius Pius zamanında vergilerde önemli indirimler yapılmış, özellikle
eyaletlerin gelişmesine imkan sağlanmıştır. Bu dönemde Kilikya'nın
verimli topraklarında tahıl, harnup, zeytin, üzüm gibi pek çok tarımsal
ürünün yanı sıra, Mısır'dan getirilen uzun lifli pamuk da üretilmekteydi.
Ayrıca keten ve yünlü dokumalar ile orman ürünleri ve madenler de
önemli ihraç ürünleri arasındaydı. Bu durum Marcus Aurelius'un zamanında
da devam etti. imparator Septimus Severius'un Afrika, karışı Julio
Domna'nın ise Suriye kökenli olması, ilginin doğu eyaletlerine yönelmesinde
etkili oldu.
Tarsus, l. yüzyıldan itibaren en fazla gelişen ve büyüyen Kilikya
kentiydi. Bulunduğu coğrafi konum nedeniyle en eski çağlardan beri
Ovalık Kilikya'nın metropolisi olan Tarsus, Romalılar zamanında
da bu önemini korudu, Latin urbanizmi bütün ağırlığı ile bu kente
damgasını vurdu. Bölgeyi yöneten meclis, Tarsus'ta toplanırdı. Bu
meclis, Caracalla (211-217) döneminde bağımsız genel meclis haline
dönüştürüldü. "Kiliarchia" (Kilikya Hakimi) denilen meclis
başkanlığına sadece Tarsuslular seçilebilirdi.

<<<Mersin
Anasayfası
Devam
>>> 1 - 2
- 3 - 4
- 5 - 6
- 7
|