|
Kilikya'da
Müslüman Araplar

Hazreti Muhammed'in öncülüğünde kurulan ve tek tanrılı dinlerin
sonuncusu olan İslamiyet, ortaya çıktığı 7. yüzyılda Orta Doğu ve
Ön Asya'da kısa zamanda büyük bir gelişme ve yayılma gösterdi. Bunun
sonucunda Bizans İmparatorluğu Güneydoğu Anadolu'da yeni ve güçlü
bir Müslüman Arap uygarlığı ile sınır komşusu oldu.
Müslüman Araplar'ın Kilikya bölgesi ile ilk temasları Hz. Ömer zamanında
başladı. Ebu Ubeyd komutasındaki Arap askerleri, 634 yılından itibaren
"Rum (Roma) ülkesi" dedik-leri Anadolu'ya "Yaz gazveleri"
olarak bilinen seferlerle Antakya üzerinden Çukurova ve Tarsus yörelerine
kadar girdiler.
Bu beklenmedik gelişmenin karşısında Bizans yonetiminin Araplar
ile yaptığı diplomatik
görüşmeler sonucunda, her iki ülke sınır bölgesinde bulunan Ovalık
Kilikya'da, "Avasım" denilen askerden arındırılmış tampon
bir bölge oluşturuldu. Ancak, Şam Valisi Muaviye bu karara uymadı.
Güçlü donanması ile Silifke'ye kadar olan Kilikya bölgesini işgal
etti. Ardından Gülek boğazının denetimini de ele geçirdi. Ancak
Muaviye'nin Halife Ali ile giriştiği iktidar çatışmalarını fırsat
bilen Bizans imparatoru II.Constantinus, Kilikya'daki Arap işgaline
son verdi. Muaviye'nin oğlu Yezid (680-683) zamanında, İslam fetihlerinin
yeniden başlaması ile Kilikya tekrar Araplar'ın işgaline uğradı.
Bu tarihten itibaren, Araplar ve Bizanslılar arasında sık sık el
değiştiren bölge, Emeviler döneminde yaşanan barışçıl ortama karşın,
Abbasi Halifeliği zamanında yeniden çatışmalara sahne oldu. Bu dönemde
Harun El-Reşid, özellikle Ovalık Kilikya'da kalıcı önlemlere girişti.
Arap tarihçilerine göre; Ebu Süleyman Fereç, yörenin merkezi olan
Tarsus kalesini berkitmek ve gerekli yönetimsel düzenlemeleri yapmakla
görevlendirilmişti. Öte yandan Maveraünnehir'den gelen Türkmen aşiretlerinin
bir bölümünün burada yerleştirilmesi ile yörede ilk kez Türk kolonizasyonu
da başlamış oldu.
Müslüman Araplar ile Bizans arasında bir uç kenti olan Tarsus, Antik
Çağlar'da olduğu gibi bu dönemde de ön plana çıkmış, İslam kültür
ve sanatının önemli bir merkezi haline gelmiş, birçok İslam bilgini
kente yerleşmişti. Halife Memun (813-833) Bizans'ın bölgeye yönelik
askeri hareketlerine karşın, Anadolu'ya geldiğinde hastalanarak
Pozantı'da ölmüş, Tarsus'a getirilerek burada defnedilmişti. (Mezarı
Ulu Cami'nin doğusunda bulunan türbededir.)
Abbasi Halifeliği'nin zayıfladığı dönemde, Türk kökenli Mısır Valisi
Tulunoğlu Ahmed, bağımsızlığını ilan ederek Kahire'de Tulunoğulları
denilen bir hanedan kurmuş ve Kilikya bölgesine de egemen olmuştu.
Yörede İslam egemenliği 10. yüzyıla kadar sürdü, atılgan Bizans
imparatoru N. Phokas zamanında. Kilikya yeniden Bizans egemenliğine
girdi.
<<<Mersin
Anasayfası
|