Ana Sayfa
Biz Kimiz?
Gerekli Bilgiler
Mevzuat Linkleri
Linkler
İrtibat

 


İçel Yöresinde Türk Dönemleri


"Yaşama arayışı içindeki Türkier'in Anadolu'ya gelişleri, ekonomik ve toplumsal çöküş değil paylaşımdır." A. Wachter.


"1071 Malazgirt Savaşından yaklaşık 400 yıl önce Harun El-Reşid zamanında, İçel yöresinde iskan ettirilen Türkmenler'in büyük bir bölümü, Bizans imparatoru N. Phokas tarafından bölgeden çıkartılmıştı.


Daha sonraki yüzyıllarda Türk soyunun pek çok boyları anayurtlarından uzaklaşarak Anadolu'ya yöneldi. Asya tarihi ve toplumsal yapışı için çok önemli olan bu göçlerin nedenleri araştırıldığında, başlıcalarını, "yetersiz yaşama alanları", "kıtlık" ve "güçlü istilacılar-dan kaçış" şeklinde görüyoruz. Yurtluk edinme eylemi içindeki bu göçebeleri salt "yağmacı ve asalak toplu-luklar" olarak gören düşünce, özellikle Rus bilim adamlarınca Orta Asya'da yapılmış olan arkeolojik kazı ve araştırmalar ile Orta Çağ kaynak ve belgeleriyle çürütülmektedir. Günümüzde Batılı objektif bilim adamlarının da itibar etmediği tek yanlı bir ön düşünceye karşın, C. Cahen:"Bizans topraklarına ilk giren Türkler, mevcut sistemi yıkmak düşüncesiyle harekete geçmekten çok, kendilerine yerleşecek bir yer bulmaya gelmişlerdi" diyor ve devamla "Bu yerleşme kendileri açısından yapıların değişmesini içerir ve büyük göçebelik düzeni, sürekli değilse bile, bir çeşit yerleşiklik demek olan yaylacılığa dönüşme yoluna girer, ister başlangıçta Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında, ister Türkler yerleşikliğe geçtikçe veya yerli köylüler İslam dinini kabul ettikçe, gerek Müslümanlar arasında, gerekse yerleşik ve göçebe unsurlar arasında olsun her halükarda bir ortak yaşama durumu doğar" diye yazmaktadır. A. Wachter, 1903'de yaptığı çalışmasına; Türk kolonizasyonunun batı kaynaklarında abartıldığı gibi: "Bölgenin ekonomik ve toplumsal çöküşü değil paylaşımıdır" görüşünü ileri sürmüş ve buna ait pek çok örnek vermiştir. Batı Anadolu'nun Orta Çağ tarihi ve toplumsal yapışı ile ilgili değerli yayınları olan C. Cahen, P. Wittek, F. Köprülü başta olmak üzere; B. Lewis, H. Millas, D. Kitsikis ve daha birçok araştırmacı yazarın görüşleri bu yöndedir.

Büyük Selçuklu imparatoru Alparslan'ın 1071'den önce Doğu Anadolu'daki bazı Bizans garnizonlarına yönelik askeri hareketleri. Ön Asya'da dayanılmaz boyutlara varan Türk göçlerinin yarattığı toplumsal sorunlara çözüm arayışının sonucudur, İslam, Süryani ve Ortodoks vekayinameleri, bu göçlerden ve yarattığı sorunlardan ayrıntılı bir biçimde söz etmektedirler. Bunlar dikkatli bir şekilde incelendiğinde, Anadolu'nun Türkleşmesini, Alparslan'ın Doğu Anadolu'da sağladığı güvenli rampalardan yayılan Türk göçmenlerin gerçekleştirdiği anlaşılır. Yani, Anadolu'nun fethi, merkezi İran'da olan Büyük Selçuklu yönetiminin sistematik politikalannın bir sonucu değildir.


Başlangıçta ortaya çıkan panik veya kontrolsüz olaylar ile mevcut düzenin sarsılmaması elbette mümkün değildi. Kitlesel göç grupları ile yerleşik halk arasındaki kültür, ideoloji, siyaset, yaşama biçimlerindeki farklılıklar; mera, otlak, su, beslenme ve barınmada çıkan sorunların, çatışmalara ve giderek savaşlara dönüşmesi kaçınılmaz oluyordu.



<<<Mersin Anasayfası



Mersin Rehber Bir Ajans Metropol Yayınıdır...
Bilgi İçin 0324 336 00 30 Pbx - info@ajansmetropol.net